Alanya'da bulunan Sivil Toplum Kuruluşları » Esnaf Vitrinim
Haberlerde sık sık adı geçen sivil toplum kuruluşları demokratik ülkelerde önemli bir güçtür.

Belki de böyle soyut tanımlamalardan öte ülkemizde öne çıkan sivil toplum kuruluşları hakkında örnekler vermek konuyu daha somut hale getirebilir.

Hükümet gibi resmi kurumların başı olan bir otoritenin yerine getirmediği veya getiremediği eksiklikler için toplumu oluşturan bireyler bir araya gelip politik, kültürel, sosyal, hukuki…her alanda gönüllü çalışma esasına göre sivil toplum kuruluşlarını oluşturabilirler. Bu yapılanmalar kar amacı gütmez, üyelerinin aidatı ile ayakta kalır. Vakıflar, dernekler, sendikalar, barolar ve diğer meslek odaları birer sivil toplum örgütü kısaca STK’dır. Üyeler birbirini destekler durumdadır.

Ülkemizin en bilinen (ve bir yerde en çok tanınan) sivil toplum kuruluşlarına örnekler ise;

TEMA – Türkiye Erezyonla Mücadele ve Ağaçlandırma Vakfı

Türk Kızılayı,

AKUT – Arama Kurtarma Derneği,

Yeşilay,

LÖSEV – Lösemili Çocuklar Vakfı,

Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı,

Kadın Haklarını Koruma Derneği,

TOG – Toplum Gönüllüleri Vakfı,

Eğitim alanında ülkemizdeki ilk tsk olan Darüşşafaka Cemiyeti

TEV Türkiye Eğitim Vakfı,

AÇEV – Anne ve Çocuk Eğitim Vakfı,

Mehmetçik Vakfı,

TÜKODER – Tüketiciyi Koruma Derneği,

ÇEVKO – Çevre Koruma ve Ambalaj Atıklarını Değerlendirme Vakfı ve

ÇYDD – Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği şeklinde verilebilir. Şüphesiz bu liste çok daha uzundur. Fakat en çok bilinen sivil toplum kuruluşları bunlardır. Ayrıca çok sayıda üyesi olan ve neredeyse dünyanın en büyüğü haline gelen İstanbul Barosu da etkinliği olan bir meslek birliği, bir sivil toplum kuruluşudur.

Görüldüğü gibi sivil toplum kuruluşları ve amaçları denince akla önce belirtilmesi gereken, amaçlanan konu gelmektedir.

Dünyada Sivil Toplum Örgütleri

Ülkemizde pek çok örneği olan sivil toplum örgütlerinin dünyada da pek çok örneği vardır ki en ünlülerinden biri Greenpeace (Yeşil Barış) olarak bilinir. Tamamen çevreyi ve doğayı korumaya odaklı bir kuruluştur. Sınır Tanımayan Gazeteciler veya Sınır Tanımayan Doktorlar isimli sivil toplum kuruluşlarını da dünyanın bütün sorunlu bölgelerinde yaptıkları çalışmalarla sık sık duyar olduk. Bu arada yabancı sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’de faaliyet göstermelerinin izne bağlı olduğunu eklememiz gerek. Ayrıca uluslararası alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları kendi açılarından Türkiye’yi örgütlenmesi zor bir ülke olarak da tanımlıyorlar. Dünya genelinde her konuda oluşturulmuş yaklaşık 10 milyon bir sivil toplum kuruluşu olduğu tahmin ediliyor.

Böyle bir kavram ilk kez 1955’li yıllarda, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, Birleşmiş Milletler kurulurken ortaya atıldı. O zamanki adı Non Government Organization – resmi olmayan örgütlenmeler olarak geçiyordu, daha sonraki yıllarda sivil toplu kuruluşu kavramı yaygın kullanılmaya başlandı. Sözü geçen tüm bu kurumların devletle hiç bir bağı yoktur. Hatta çoğu kez bu kuruluşlar resmi söylemlerin karşısındadırlar.

Fakat yirminci yüzyıla damgasını vuran küreselleşme sivil toplum kuruluşlarının sorunlarını kendi ülkelerinin içinde çözmesini imkansız hale getirmiştir. Artık dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan herhangi bir olay dünyadaki bütün sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekmektedir. Bu tepki giderek yayılır, ünlü yıldızlar bile işin içine katılır, tepkiler uluslararası finans dünyasında karşılığını bulmaya başladığı zaman sorunun çözümü için önemli bir adım atılmış demektir.

Sosyal Medya Kanalları STK mıdır?



Bu soruya hemen hayır yanıtı veriyoruz. Sosyal medya bırakın sivil toplum kuruluşu olmayı kitle örgütü bile değildir. Orası bir paylaşım ve kişisel tepki platformudur. Bir oluşumun stk sayılması için kar amacının olmaması gerekir. Sosyal medya kanallarında ise reklam almak başlıca amaç olmaya başladı.